Useful Sites

duyurular1

duyurular2

EMAA Söyleşiler Dizisi Başladı

Yeni yılda derneğin amaçladığı faaliyetler arasında, bilgi akışlarını sağlayarak kültürel yapıyı zenginleştirmek ve dünyada olup bitenleri yakalamaya çalışmak birincil konumdadır. Bu nedenle oluşturmaya çalışılan söyleşiler dizisiyle, önemli faaliyetlerde bulunan, konusunda uzman, yaratıcı ve doğurgan projelere imza atmış kişileri, bilgi birikimlerini veya deneyimlerini paylaşmak üzere Kıbrıs’a davet edilmesi düşünülmüştür. 2007-08 dönemi içinde yayılması düşünülen söyleşiler dizisinde, toplam 11 farklı başlıkta, 11 konuk ağırlanacak ve sunumlar yapılacaktır. Eğitim ve Kültür Bakanlığı, Kültür Dairesi Müdürlüğü, Güzel Sanatlarla İlgili Derneklere Yardım Tüzüğü kapsamında gerçekleştirilen söyleşiler dizisi, Chrest Vakfı tarafından da desteklenmiştir. Ayrıca söyleşilerimize ev sahipliği yaparak bizlerden hiçbir maddi katkı talep etmeyen Kıbrıs Türk Mühendisler ve Mimarlar Birliği Odası’na teşekkürlerimizi sunarız.

Müzeler
22 Şubat Perşembe akşamı AKM’de yer alan ilk söyleşide, Koç Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Gül Pulhan’ın “GEÇMİŞTEN GELECEĞE MÜZELER: SANATIN, ZAMANIN VE GERÇEĞİN ÖLÇEKLERİ” başlıklı sunumu yapılmıştır.

Ülkemizde de çok hassas ve güncel bir konu olan ‘müzeler’, sayın konuşmacının, geçmişten günümüze tarihsel yapılanmaları, değişen ve/veya değişmeyen temel kimlikleri ve fonksiyonları, sanata katkıları, zamana meydan okuyarak toplumların geçmişlerine ayna tutmaları gibi alt başlıklarda irdelendi.

Hatırlanacağı üzere ülkemizde bir süre önce Arkeoloji Müzesi olması öngörülen tarihi Akıl Hastanesi binasına, yeni kurulan Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın taşınması ile gündeme gelen müzeler konusunda, EMAA’nın da içinde yer aldığı bir dizi protesto eylemi gerçekleştirilmişti. Hassasiyetini koruyan müzeler sorunu bu söyleşiyi de daha anlamlı kılmaktaydı. Bizler Arkeoloji Müzesi’nin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Santralistanbul Projesi ve Sanat Merkezleri
22 Mart Perşembe akşamı, 18.00-20.00 saatleri arasında Kıbrıs Türk Mühendisler ve Mimarlar Odaları Birliği’nde gerçekleşen söyleşi, “BİR KAMUSAL ALAN PROJESİ OLARAK SANTRALİSTANBUL” başlığını taşıyordu. Santralistanbul projesinin bir çağdaş sanat merkezi modeli olarak mercek altına alındığı gecede, farklı sanat merkezlerinden de örnekler sunuldu.

Konuşmayı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Santralistanbul projeler koordinatörü Asu Aksoy yaptı. Göç, kentsel dönüşüm, kültürel politikalar konularında birçok araştırma projesi yürütmüş olan Aksoy’un bu konularda yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır. Dr. Aksoy ‘İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Danışma Kurulu’ üyesidir ve İstanbul 2010 projesinde aktif olarak yer almaktadır.

Eylül 2007’de açılmaya hazırlanan Santralistanbul, “İstanbul’un 1910’dan 1980’lere kadar çalışarak kapandıktan sonra çürümeye bırakılan ilk kentsel ölçekli elektrik santralının İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından mevcut endüstriyel mirasın korunarak uluslararası bir sanat, kültür, eğitim ve öğrenim alanı olarak yeniden değerlendirilmesi projesidir. Santralistanbul ile birlikte, uzun yıllar boyunca İstanbul’a elektrik üretmiş olan Silahtarağa Elektrik Santrali, bugün kentin ve tüm bölgenin kültür hayatında bir cazibe merkezi olmaya hazırlanmaktadır. Santralistanbul, sanat sergileme alanları, Enerji Müzesi, sanatçı konaklama evleri, kütüphane ve bilgi merkezleri, eğitim-öğrenim birimleri ile İstanbul ve İstanbul’un ulaştığı sanat üretim merkezlerinin tümü için önemli bir sanat altyapısı haline gelecek ve içinde bulunduğu coğrafyanın sanat alanında kaynaklık ettiği farklı birikim ve yaklaşımların ifade alanı bulduğu bir açık platform olacak. Santralistanbul, giderek çok-dillenen ve çok-merkezli hale gelen küresel sanat dünyasında tanıdık coğrafyalardan yaratıcı enerjileri çoğaltarak yayan yeni bir kapasite yaratmayı hedeflemekte. Santralistanbul’u enteresan kılan hedeflenen kapasitenin bir kamusal alan gibi işlev görecek olması. Yani sanat, kültür, eğitim, akademi ve düşün alanı aktörlerinin projeleriyle katılımlarının teşvik edileceği, ve bu projelerin farklı izleyici ve dinleyicilerle buluşturulmasının zeminlerinin hazırlanacağı bir açık alan.”

Merkez-  Periferi İlişkileri ve Diyarbakırlı Sanatçılar
Merkez-periferi ilişkileri Diyarbakırlı sanatçı Şener Özmen tarafından gerçekleştirilen, “Cefakar Doğu Ya Da Gerçeğin Çölüne Hoş Geldiniz” başlıklı söyleşi ile Kıbrıslı sanatseverlerle buluştu. Söyleşi 11 Mayıs Cuma akşamı, 19.00-21.00 saatleri arasında, Çağlayan’da bulunan Kıbrıs Türk Mühendisler ve Mimarlar Birliği Odası Konferans Salonu’nda gerçekleşti

Sayısız uluslararası sergi ve bienale katılan Şener Özmen, söyleşisini 90'lı yıllar Türkiye’sinde Güncel Sanat ve Güncel Sanat'ın merkez-dışı diye tabir edilen, ara-bölgelerinde (Diyarbakır-İzmir-Ankara) merkezi besleyen ya da merkez karşıtı sanat-sanatçı kümelenmeleri çerçevesinde gerçekleştirdi. Genç sanatçı bu kapsamda kendi eserleri yanında periferide yaşayan uluslararası güncel sanatçıları da tanıtarak konuşmasını örnekler üzerinden sürdürdü. Bu örnekler içerisinde video art çalışmalarının yanı sıra Cengiz Tekin, Berat Işık ve Erkan Özgen’in eserleri de bulunmaktaydı. Konu doğrultusundaki metne bu sayımızda yer verirken, ‘Müzeler ve Sanat merkezleri’ ile ilgili dosyayı sevgili okurlarımız 8. sayımızda bulabileceklerdir.

Söyleşiler dizisine Ekim’de Beral Marda, Kasım ayında Ayşe Gül Altınay ile Mehmet Ergüven ve Arlıkta da Başak Şenova ile devam edilecektir.