Useful Sites

Karşıt Bedenler

14. 05.2010 - 4.06.2010

Sanatçılar :   Nicholas Panayi, Simge Uygur, Julia Georgiadou, Kadir Kaba, Sophia Hadjipapa, Özgül Ezgin, Yiorgos Sisamous, Osman Keten, Yiannos Economou,  Nurtane Karagil

Görsel sanatlarda beden imgesi kadar çekici, dayanıklı, inatcı ve meydan okuyucu başka bir imge kullanılmamıştır. Yüzyıllardan beri, bir yandan ülküselleştirilmiş bir yandan dünyevileştirilmiş; sonra bir ‘bahane’ye indirgenmiş, biçimi bozulmuş, parçalanmış; dahası, hor görülmüş, sürgün edilmiş, yok olmaya zorlanmış; ama ne yapıp edip başköşedeki yerini her zaman korumuştur.

Beden, geçmişten bugüne sadece sanatsal değil, dinsel, felsefi, bilimsel ve siyasal alanlarda sürdürülen mücadele ve araştırmaların da baş kahramanı olmuştur. Din ve felsefenin ezeli tartışması olan ‘beden ve zihin’ ikileminden tutun, gerçeklik, yanılsama, temsil, kurgu, toplumsallık, bireysellik, cinsellik ve iktidar ilişkilerine kadar, neredeyse bütün tartışmalar öncelikle beden üzerinden yapılmıştır.

Her tarihsel dönemeçte iktidarların hegemonya altına almaya çalıştığı, araçsallaştırdığı bir göstergedir  beden, ayni zamanda  iktidar çatışmalarına tanık hatta bizzat sahne olmuştur. Örneklemek gerekirse; “Bedenin denetim altına alınması ve beden bilinci, ancak bedenin iktidar tarafından ele geçirilmesiyle kazanılmıştır: Jimnastik, askeri talimler, kas geliştirme, çıplaklık, güzel bedenlere övgüler düzülmesi… Tüm bunlar, iktidarın sağlıklı bedenler üzerinde, çocukların ya da askerlerin bedenleri üzerinde yürüttüğü aralıksız, inatçı ve titiz çalışma sonucu, bireysel bedenin arzulanır bulunmasını hedefleyen bir çizgi üzerinde yer alır.”

İşte bu sergi de, iktidarın öngördüğü ve egemen olmaya çalıştığı beden imgesi dışına çıkmaya çalışan, nihayetinde, acı ve hazzın, çirkinlik ve güzelliğin, öznellik ve nesnelliğin, yalnızlık ve kalabalığın, cinsellik ve masumiyetin, şefkat ve şiddetin, gerçek ve hayalin beşiği olan beden üzerinden yüzleşmeyi deneyen eserler peşine düşmüştür. Bu düşüşte baskılara, yok saymalara, gizlemelere rağmen kendisi olmakda direnen, kendisiyle yüzleşen bu nedenle toplum ve estetik dışı olmayı da göze alabilen, cesur, içtenlikli ve özgürlükçü olanı bir araya getirmeye çalışmıştır.

Küratör
Zehra Şonya